26 Ekim 2014 Pazar

zaman gecmek bilmiyor
ufukta ümit yok
yenik düşüyorum hayatın akışına
beklentiler titreşiyor okyanusta

uzun uzun düşünüyorum seni
affedebilecek miyim yaşadıklarımı
tartmaya çalışıyorum kalbimi
acımasız bir terazi bu
yaşanmışlıklardan ders çıkartmam gerek
kefelerin yerleri karışıyor
sevgi ağır basıyor özlemle birleşince

ya sen sevgilim?
incittiğin kalbimle mutlu mu egon?

hayır aramayacağım
ellerim aramasın seni
yazacağım sadece
yazacağım buraya
ve atacağım denize

23 Ekim 2014 Perşembe

23 Ekim 2014

Bugun
Geçmek bilmeyen bir 24 saatti.
Kestirip atamayan yüreğim dayan.
Dayanırsan kazanırsın kendini.
Avutulmaz kalbim
Onulmaz yaram
Unutulmaz aşkım.
Sen beni böyle mi sevecektin...


22 Ekim 2014 Çarşamba

22 Ekim 2014

Bugün özledim seni.
Beni aldattığını bile bile.
Belki diyorum elinde değildi...
Belki hastalıktır diyorum.
Kendimi aldattığımı bile bile.

Aramış konuşmak istemiştin.
Keşke konuşmasaydım.
Dilim taş kulaklarım kuş olsaydı...

Hala bana ne yaptığının farkında değilken sen
Umrunda değilken ben
Gece gündüz kalbimi ıslatırken gözyaşlarım
Nasıl anlatırım ne kadar kırıldığımı
Anlatmak gerekliyse yani..

Bir kalp kırığı iki günde geçer mi
İki haftada?
İki ayda?
Kaç ömürde?

Nasıl beklersin normal olmamı
Bacaklarımın arasından kan damlarken
Başka vuruşmaların acısıyla...

O sözler ki senin gerçek yüzünü ortaya koydu
Çok kazanıyorsun ama orospularla harcıyorsun diyor kahrolası dilim
Sen o orospulardan daha çok harcıyorsun diyen dilin
Zehirli dudakların
Öpmeye doyamadığım...




21 Ekim 2014 Salı

15 yıllık bir evlilik.
Sevgi ve saygı ile, mutluluk ve keyifle donatılmış bir ilişkiydi bizimki.

Çok sevdim. 
Çok güvendim.
Oğlumu birlikte büyüttük.
Evimizi birlikte yaptık.
İşime destek verdi.
Ailelerimizle, arkadaşlarımızla mutlu bir beraberlik yaşadık.
Birlikte gezdik, eğlendik.
Hayatımız bir festival gibi geçti.
Mis gibi yuvamızda arılar gibi çalıştık.
Örnek bir çifttik biz.

Taaa ki...
Bilmiyorum ne zaman bozuldu ilişkimiz.
Yıllar içinde bir an geldi sevdiğim insan hafifçe uzaklaştı benden.
Farkedemedim.

Bir çocuğumuz daha olsun isterken mi..
3 düşük yaparken mi..
5 ameliyat geçirirken mi..

Çağımızın hastalıklarından birinin kabusunu yaşarken mi

İşlerimizde başarılı olmak için gece gündüz çalışırken mi...
Ne zaman oldu, nasıl oldu bilemedim.

Ama hakkını yiyemem hep yanımdaydı.
Hiç bir eksiğim yoktu.
Oğlumu sevgiyle büyüttü, babalık yaptı.

Güç verdi.

Ama onun da bir dünyası vardı.
Bazen o dünyada kendine çıkış yolları aradı.

Belki biraz da serbest bıraktım kanatlarını.
Seviyorsa yanımdadır. Yanımdaysa seviyordur dedim.
Hafifçe uzaklaştı, ama hep yanımdaydı.
Anlamadım.
Belki umursamadım.
Onu ne zaman yitirdiğimi bilemiyorum.
Hangi kaypak ara.

o ana nasıl geri dönülür..
nasıl durdurulur, geri döndürülür..
o an kulağına sevgi sözcüklerimi üflesem..
yapma hatırım için desem..
uyma şeytana desem..
göstersem dünyanın öte yanını hatta
kızsam biraz, darılsam..
ağlasam gözyaşlarım durdurabilir miydi o anı. 

başkasıyla 
bir yabancıyla..
nasıl desem.. utanıyorum..
seviştiğini.. yok yok düzüştüğünü..
bilemiyorum işte orda değildim ki..
kalbimi başka bir bedende un ufak ederken
şehvetine gözyaşlarımı alet ederken
oradaydım da görmediler beni.
ve ben oradaydım gördüm hepsini. 
gördüm kalpsiz sevginin çirkin gölgesini
duydum yalandan çığlıkların sevgilimi mutlu edişini
mundar edişini sevgimi
irinlerinde şehvetin 
iliklerinde aldatmanın zevkini yaşamasını
gördüm.
seneler sonraydı ama şimdi bildim.







Aldatıldım.

Canım çok sıkkın.
51 yaşımın tam ortasından yazıyorum.
Aldatıldım.
Fena halde aldatıldım. 
Bu acıyla yazıyorum.
Bir kadın gözüyle aldatılmanın dayanılmaz acısıyla yazıyorum. 
Yaşamın uçurumundan aşağıya düşerken tutunacak bir dal aramıyorum. 
Kendi sesimin kılavuzluğunu arıyorum. 
Sakın yardım etmeyin. 
Bırakın kendi kendime öleyim. 
Sonra yeniden doğayım. 
Budur istediğim. 
 

Sadece unutmamak için yazıyorum. 
Bu hayat benim. Yaşadıklarım bana özel.
Lütfen blogumun sayfalarını karıştırmayın ve kesinlikle okumayın.
Ben burada kendi kendime söyleneceğim.
Kimselere anlatamayacaklarımı yazacağım. 

Erkeklerin sığlığına ilişkin yazacağım. 
Kadınların derinliklerine ilişkin yazacağım. 
Sevgiye ve aşka dair anladıklarımı ve anlayamadıklarımı..
Yaşadıklarımdan kendim ders alayım diye.
Unutkan beynim unutmasın diye. 
Ümitkar kalbimin tüm umutları kırılsın diye.
Bir daha bu dünyaya gelirsem kadim bilgiyle başlayayım diye.